Merak edip İzmir yakınlarında olan fay hatlarını internetten araştırırken yararlı bilgilere ulaştım. İzmir deprem senaryosu ve deprem master planı sayfalarında İzmir'in yaşadığı büyük depremler şöyle sıralanmış:
10 Temmuz 1688 Depremi:
İzmir bu deprem felaketiyle büyük ölçüde harap olmuştur. Öğle zamanından biraz önce başlayan bu büyük depremin merkezinin İzmir Koyu girişinde bulunan Sancak Kalesi civarında olduğu saptanmıştır. Adı geçen kale depremden sonra harabe haline gelmiştir. Kale toprağa öylesine batmıştır ki kalenin duvarlarında bulunan toplar görünmez olmuştur. Şehrin büyük yapılarından eski gümrük binasının duvarları yıkılmış ve tavanı çökmüştür. İzmir Limanı hasar görmüş ve kıyı şeridi 60cm çökerek bir kanal oluşturmuştur. Pamuk İpliği Hanının yanından başlayıp pazar yerinin sonuna kadar olan kervansarylar ve diğer binaların çoğu yıkılmış, Büyük Rum Kilisesi, Rum mezarlığı içinde bulunan St.Georege Kilisesi ve Ermeni Kilisesi tamamen harap olmuştur.
3-5 Temmuz 1778 Depremi:
Bu depremde pazar ve bedestenin kubbesi hasr görmüş, Büyük Camii tamamen yıkılmıştır. Frenk mahallesin kıyı kesiminde, deniz üzerinde kazıklar üstünde duran evler çökmüştür.
29 Temmuz 1880 Depremi:
Bu depremden İzmir şehir merkezi büyük zarar görmüştür. İzmir'deki postane ve telgrafhane binası duvarının iki üç yerden çatlayarak ayrıldığı belirtilmektedir. Depremde, Fransız Hastenesi ile Fransız Konsolosluğunun, Hisar Camii’nin, St. Jean Katedralinin, Alsancak Garının, Kapusin Kilisesinin ağır hasarlar aldığı, Türk Mahallesinde bulunan Vilayet Konağının ve özellikle İkiçeşmelik semtindeki evlerin büyük bir kısmının duvarlarının çatladığı, Ali Paşa Meydanı’nda yer alan eski bir hanla, birkaç dükkanın çöktüğü belirtilmektedir. Yine, Kızlarağası hanının kubbesinin sarsıntıya dayanamayarak çöktüğü ve Kerestecilerde binaların kısmen harap olduğu bildirilmiştir. Depremden en büyük zararı gören yerlerden biri Bornovaydı. Binaların büyük bölümü çatlamış ve köyün iki camisi tamamen yıkılmıştır. Depremin, İzmir yakınındaki yerleşimlerden, Narlıköy, Pınarbaşı, Işıklar ve Kemalpaşa 'da da kuvvetle hissedildiği, Kokluça kilisesiyle, çan kulesinin hasar gördüğü de anlatılmlar arasındadır.
1 Nisan 1928 Depremi:
Bu deprem sırasında Konak’taki saat kulesinin kubbesi çökmüş, Vilayet Konağında çatlaklar oluşmuş, Pasaport binasının bacası uçmuş ve Teyyare sinemasının karşısında bulunan rıhtım 10metre uzunlukta ve birkaç santimetre genişlikte kıyıya paralel olarak yarılmış, kopan bölüm denize doğru ilerlemiştir. Deprem Karşıyaka, Bornova ve Balçova’daki binalarda da hasara sebep olmuştur. Bu binalar arasında Ziraat ve Yeni Osmanlı Bankası da yer almaktadır. Karataş, Karantina ve Göztepe’de evlerde hafif çatlaklar ve sıva dökülmeleri gözlenmiştir.
1 Şubat 1974 Depremi:
Deprem en çok Alsancak semtinde hasar yapmıştır. Buradaki eski yığma yapıların duvarları çatlamış ve camları kırılmıştır. 1488. sokakta 25 yıl önce iki katlı tuğla yığma olarak yapılıp daha üstüne iki kat daha eklenmiş olan yapıların bazılarında zemin kat duvarlarında kesme çatlakları ve balkon kolonlarında da basınç kırılmaları gözlenmiştir. Konak meydanındaki saat kulesinin taç kısmı yıkılmış ve saati durmuştur. Devlet hastanesinde, Özel idare işhanında hasar meydana gelmiştir.
Özellikle 1688, 1778 ve 1880 depremlerinden sonra İzmir'in levanten diye tabir edilen aileleri zarar görmüş ve İzmir'i terk etmişler. İzmir'in ticari önemi bu depremlerle daha da azalmış.Yakın zamanda olan diğer depremler; 1939 Dikili depremi M=6.5, 1949 Karaburun depremi M=6.6, 6 Kasim 1992 depremi M=6 şiddetinde ölçülmüş.
Bu sayfaları okurken "İlimiz, ilçelerimiz" kitaplarında söz edilmeyen bilmediğim bir gerçeklede karşılaştım. Fay hatlarını İzmir'in etrafında bilirdim ben. Yani son günlerde olan depremleri üreten fayların veya ileride olacağı kehanetinde bulunulan büyük İzmir depremini üretecek fayların 30-40 km İzmir'in dışında olduğunu bilirdim. Ama "İzmir Fayı" yada "İzmir Güney Fayı" diye bilinen fayın İzmir'in göbeğinden geçip gittiğini bilmiyordum.

Bu fay hattı, haritada görüldüğü gibi, Güzelbahçe'den başlayıp Üçkuyular Meydanına kadar giderek oradanda Güzelyalı sahil şeridinden Manavkuyu ve Pınarbaşı'na yöneliyormuş. Yani İzmir'in tam kalbinden geçen bir fay. Örneğin, bu fayın Güzelyalı bölümünün hareketiyle oluşmuş bir set vardır İzmir'de. Karataş'dan Göztepe'ye kadar uzanır.

Derin, dik yamaçlar ve Güzelyalı ile yukarısının seviye farkı günümüzde fark edilemez ama eski fotoğraflarda bariz bir şekilde çöküntü ile oluşmuş set görülebilmektedir. Uzmanlarda bu fayın faaliyetinden korkmaktadırlar.

İzmir yaşadığı depremlerle birçok kez yıkılmış ve tekrar kurulmuş bir şehir. Ancak bundan ders almadığımız kesin. 1960'lı yıllardan sonra başlayan "apartıman çılgınlığı" ile yalıları yıkıp yerlerine şekilsiz, ne idiğü belirsiz, çok katlı beton yığınları dikildi.

Şehrin karakteristiği tahrip edildi, güya modern yaşam örneği oluşturuldu. Daha neyi konuşalım ki biz. Bile bile lades buna denir. Fay hattı üzerinde 10 katlı evler var İzmir'de hemde lüks, körfez manzaralı. Geçmiş olsun!!
Etiketler: deprem