Google

Pazar, Ocak 29, 2006

bilmece

Köyün zenginlerinden olan adam ölmek üzereymiş. İki oğlunuda yanına çağırmış ve onlara vasiyetini açıklamış. Adamın vasiyeti şöyleymiş: Köyün meydanında yüklü miktarda bir hazine gömülüdür. Bu hazineye adam öldükten sonra ulaşabileceklerdir. Kim ki atıyla 2. olarak köyün meydanına yani hazinenin olduğu yere giderse gömülü olan ne varsa hepsi onun olacaktır.

Adam ölmüş. Cenazesi kalkmış. Ve oğulları babalarının vasiyetini yerine getirmek için yarışmaya başlamışlar. Bulundukları yer köye nekadar yakın olsada 2. gelecek olan hazineyi alacağından, aylar geçmesine rağmen bir türlü köye girememişler. Birbirlerini geçmemek için durmadan mola vererek ilerliyorlarmış. Oralardan geçen bir yaşlı bilge durumu görmüş ve köylülerden bilgi almış. Daha sonra bu iki kardeşin yanlarına gelerek ikisininde kulağına bir şeyler fısıldamış. İki kardeş birden yerlerinden kalkarak dörtnala atları köye doğru sürmeye başlamışlar. Bilge adam bu kardeşlerin kulaklarına ne fısıldamış acaba?

(Ali arkadaşa bilmece için teşekkürler)

Cuma, Ocak 27, 2006

Başağrısı

Yollar ne kadar güzel olsa
Gece ne kadar serin olsa
Beden yorulur
Başağrısı yorulmaz


Şimdi evime girsem bile
Biraz sonra çıkabilirim
Madem ki bu esvaplarla ayakkaplar benim
Ve mademki sokaklar kimsenin değil
Orhan Veli Kanık

kış çabuk geçsin dedikçe..

Ofis dışı çalışanlar için geçen hafta oldukça çetin geçmiştir. İzmir'de olsak dahi görmediğimiz bir hava ile karşı karşıya kaldık. Bu yıl soğuk hava sadece Balkanlar'dan değil Sibirya'dan da destekli geldiğinden malesef kış şartları ağır geçiyor. Geçen başlıkta ki "yaz gelsin" temennisi şiddetle devam etmekte :) Önce soğuk, sonra yağmur, üzerine dolu ve en sonunda kar. Pek alışık bi' durum değil İzmir için kar yağması. Şehir içinde şiddetli bir şekilde yağdı ve tuttuda. Hatta yüksek bazı semtlerde ulaşımı etkileyrek araçların yolda kalmasına bile sebep oldu. Geçen haftaya "soğuk" damgasını vurdu. İş güç yine devam ediyor, hava ne kadar soğuk, kış şartları ne kadar çetin olsada :p (okuyanda kamyon şöförü zannedecek valla).

Neyse bir de "Satış Geliştirme Eğitimi"ne tabi tutuluyor ekiplerimiz. 2 gün sürecek bir eğitim programı. Satış performanslarımızın artırılması, yapılan hataların giderilmesi amacı güdülüyor.




Pazar günü ise bir aksaklık olmaz ise piknik var. Umarım tüm ekiplerin moralleri yükselir ki buna herkesin şu an ihtiyacı var!

Pazar, Ocak 22, 2006

yaz gelsin :)

Bi' Sibirya soğukları kalmıştı oda kapıya dayandı. Zaten Balkanlar'dan her türlü soğuk mevcut. İkisi birleşecekmiş. Demek ki bu hafta baya üşüyeceğiz.. Geçen haftalar zaten "Kuş Gribi" gelmişti..Paranoyak yaptı insanları. Yok ona dokunma, ordan geçme, nefes alma, yeme, içme..Yok yok gelecekse "yaz" gelsin artık :)

Pazar, Ocak 15, 2006

bayram tatilide bitti

Yılbaşı, bayram derken tatiller bitti. Pazartesi yine başlıyor koşuşturma. Bu tatil iyi geldi. Umarım herkes iyice rahatlamış, gevşemiş olarak başlar işine. Stresten uzak olalım :) Herkesin geçmiş bayramları kutlu olsun.

Salı, Ocak 03, 2006

Doğanlar Köyü


Bu haftaki çalışma bölgemde bir köy var. Aslında eskiden bir köymüş. Bornova çıkışında, sanayi siteleri arasına sıkışıp kalmış bir köy. Çok eskilerde zeytinlik alanları baya genişmiş. Şimdilerde ise İzmir nufusuna katılmış; sanayiler arasında dolaşırken bir sürpriz gibi insanın karşısına çıkıyor. 4. Sanayi sitesi, Demirciler Sitesi ve Hurdacılar Sitelerinin arasında bir bölge. Hatta girişte "Doğanlar Köyü Mezarlığı" bile bulunmakta. İlginç bir kaç görüntü yakaladım. İmalathaneler, işyerleri, depolardan daha ilginç gelebilecek görüntüler. Örneğin yandaki tarihi bina gibi. Belki bir çiftlik evi, köşk tarzında bir yapıydı vakti zamanıyla. Gösterişli ve büyük. Şu an ise acınacak durumda. Hatta üzerine satılık bile yazılmış. Belliki gözden çoktan çıkartılmış. Yerine yüksek ihtimalle bir imalathane yapılacak. Umarım yanlış düşünüyorumdur. Durmadan kamyon ve imalathane araçlarının vızır-vızır geçtiği yolun kenarındaki duvar ve ardındaki zeytin ağaçları. Dramatik sonun göstergesi. Bir zamanlar tarım yapılan bir araziymiş buraları. '92 yılına kadarda öyle durmuş. Sonrası sanayi sitelerinin inşaası ile bugünkü görünümü almış.

Ve duvarın ardı. Zeytinlikler. Yakındaki işletmeleri görmezden gelirsek açık arazide yürüyormuş hissine kapılıyor insan.. Birazcık daha etrafa dikkat ettiğimde ise yine bir tarihi yapıyla karşılaştım. Belki buda daha önce yukarıda anlattığım köşk ile ilintili bir yapı olabilir. Birbirlerine yakın konumdalar. Yılların vermiş olduğu tahribata oda direnmeye çalışmış ama nafile. Zor zar ayakta durduğu besbelli. Görmüş olduğu değer ise anca bu kadar bu ülkede. Yaşı hakkında bilgim olmasada görüntüsü ve stilinden "en az yüz yıllık" tahminini yapıyorum.. Yazıkki oda kaderine terkedilmiş durumda.

Etiketler:

Pazar, Ocak 01, 2006

yeni yıl mesajı

2006 yılı herkese sağlık, mutluluk ve huzur getirsin..umarım insanlık adına "utanmayacağımız" bir yıl olur. Sevgiyle kalın :)