tag:blogger.com,1999:blog-135133502008-05-16T02:29:14.850+03:00KOY SEPETE !!Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comBlogger225125tag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-16239200632034594232008-02-07T20:45:00.000+02:002008-02-08T12:08:48.522+02:00boyoz, yumurta ve çay<div align="center"><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/gndodu.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/gndodu.jpg" border="0" /></a><br /><div align="left">Arkadaşlar sağolsunlar ben gitmeden peşi sıra geceler düzenliyorlar. Güzel oldu. Yine çok eğlendik. Dün akşam Alsancak Eko Pub yine mekanımızdı. Sohbet ettik, kahkahalar arttık. Gecenin sürprizi boyoz ve midyeler oldu. Boyoz ve midye özlemi çekmemem için masayı sağolsunlar donattı arkadaşlar. Ben boyozları bitirdikten sonra midyelere yöneldim. Sonra baktıkki boyozlar gerçekten taze, herkesin canı çekti.. Eko'dan kalktıktan sonra. Kıbrıs Şehitlerine doğru bir yürüyüş yaparak boyozcu bulduk Boyozlar ve Yumurtalar tamamdı. Tabi yanında çay güzel gider. Hemen Kordon'da bir çay evine yöneldik. Muhabbetten çaycının yerini geçmişiz. Neyse, bulduk sonunda bir yer. Tabi hemen çay siparişleri. Ve en nihayetinde boyoz, yumurta ve çay ziyafeti :)</div><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ihsanzlem4.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ihsanzlem4.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ihsanaziz2.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ihsanaziz2.jpg" border="0" /></a><br />Neşe kaynağı Özlem yine bir poz verme şekli deniyor :) 2. resimdeyse İhsan dikkatle bir konuşmayı dinliyor. Aziz ya düşünceli yada patatesten alıp almamakta kararsızlık yaşıyor.</div><div align="center"><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/zlemnotyazyor.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/zlemnotyazyor.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/midyeler.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/midyeler.jpg" border="0" /></a><br /></div><div align="center">Özlem'in eli gece için imza atılan kağıtçıkta ve midyeler.</div><div align="center"><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/azizseluk1.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/azizseluk1.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanahmet3.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanahmet3.jpg" border="0" /></a><br />Aziz sarhoş taklidi yapıyor :P 2. fotoğrafın izahı yok :) kendimizden geçmişiz.. </div><div align="center"><br /></div><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanazizahmetsenemselukgkhan.jpg" border="0" /> <p align="center">Pub çıkışı İhsan'ın çektiği güzel poz.<br /><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ahmetazizboyozcu.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ahmetazizboyozcu.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ahmetgkhansenemseluk.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ahmetgkhansenemseluk.jpg" border="0" /></a><br /></p><br />Kıbrıs Şehitlerindeki boyozcuda Aziz ve Ahmet yumurta soyuyorlar. Ve kahveden bir kare: Boyozlar gidiyor.<br /><br /><div align="center"><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanaziz2.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanaziz2.jpg" border="0" /></a><br /><br />Güzel iki kare daha; İhsan tarafından çekildi. </div><div align="center"><br /></div><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanaziz1.jpg" border="0" />Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-71702559999238986802008-02-04T02:58:00.000+02:002008-02-04T03:17:50.768+02:00deneysel çerezlerEskileri karıştırırken buldum. "Bunlarda benim deneysel çerezlerim" diyerek, bundan 1 küsür sene önce eklemişim. Deneysel çerez çünkü can sıkıntısıyla yapılmış, üzerinde fazla uğraşmadığım ama bi' kaç yerini güzel bulduğum için silip atmadığım çalışmalar :)<br /><br /><object width="275" height="356"><param name="movie" value="http://www.mybloop.com/pm/e/TDX3ii/1/0/0"></param><embed src="http://www.mybloop.com/pm/e/TDX3ii/1/0/0" type="application/x-shockwave-flash" width="275" height="356"></embed></object><br /><br /><br />Reverbnation'a da ekledim :) Artık başım göğe erer :pKaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-87863993942078432922008-02-03T14:47:00.000+02:002008-02-03T15:49:38.662+02:00vakit yaklaşıyor<a href="http://bp2.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R6W4tu9dN7I/AAAAAAAAAJU/azcY7wYoY7w/s1600-h/kar.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162735643689564082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R6W4tu9dN7I/AAAAAAAAAJU/azcY7wYoY7w/s320/kar.jpg" border="0" /></a><br /><div>Biraz soğuk havalar İzmir'de; aslında biraz değil epey bir soğuk. "İzmir'in dağlarında çiçekler açar" :) şarkıdaki gibi etrafındaki dağlarda kar var İzmir'in. Kar olurda soğuk inmez mi oralardan? Keskin bir soğuk. Son günlerim artık İzmir'de. Umarım İzmir'i bu soğuk günleriyle hatırlamam. Hani derler ya!, insan ayrılırken nasıl gördüyse öyle hatırlarmış hep diye. Vakit yaklaşıyor. Bende hazırlıklarımı tamamladım sayılırım. Bu arada, yeni bir blog oluşturmayı düşünüyorum. Bundan sonra o blogdan devam etsem yanlış olmaz galiba. Fotoraflar vs. gittiğim, gördüğüm yeni yerleri yazmak istiyorum o blogda. Ama burayada yine yazmaya devam edeceğim. Fikir netleştiği zaman bu siteden orayada bir link veririm. Şimdilik bu kadar. Güneşli ve sıcak günler :)</div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-36424609273740213322008-01-31T20:05:00.000+02:002008-02-03T15:54:12.741+02:0040 kere söylersen olurmuşHem Almanya'dayken hemde Türkiye'deki üniversite yıllarımda, ismimin yakınlığından dolayı, bana hep "Kaan" yerine "kanake" demiştir arkadaşlarım. İsmimin yazılışıylada birleşince "Kaanake" gibi bir takma isme sahip olmuşumdur.<br /><br />Aslında "kanake" Almanca sokak dilinde kullanılan bir kelimedir. Avrupa'da ilk olarak "göçmen ve yabancı" manasında bu kelimeye muhatap olanlar, Almanya'ya çalışmak için giden İtalyanlar, İspanyollar ve Yunanlılar olmuş. Sonraları Türk, Arap ve İran'lıların nüfuslarının artmasıyla, kelime, ortadoğudan gelen insanları nitelemek için kullanılmış. Tanıdık bir kişiye söylüyorsanız ve aranızda sıkı bir dostluk, arkadaşlık varsa "adamım, arkadaşım" manasına gelir. Yok eğer söylediğiniz kişi size uzak ve çokta samimiyet göstererek söylemediyseniz küfür niteliğini taşır. Bu sefer "göçmen, ortadoğulu, ten rengi esmer" manasında aşağılama sözü yerine geçer. Son yıllarda "kanake" kelimesinin içerdiği anlam ve ifade ettiği grup ise sadece "Türkler"le sınırlıdır. Hatta çoğu genç Türk, günümüz Almanya'sında kendini "kanake" diye isimlendirerek ifade etmektedir.<br /><br />Aslında bu kelimenin yolculuğu çok uzun sürmüştür; Avrupa'ya gelene kadar. "Kanake" kelimesi ilk olarak, 19. yüzyılın başlarında Okyanusya ve Polinezya'da dolaşan Alman denizcileri tarafından, bölgenin yerli dillerinden alınmış ve kullanılmış. Aslı "kanaka" olan kelime, Polinezya dillerinde ve Hawaii dilinde "insan, kişi" anlamına geliyor. O yüzyılda, Alman denizciler kendi aralarında çok sıkı arkadaşlarına, hitap kelimesi olarak kullanırlarmış. Günümüzde, Fransa'ya bağlı Yeni Kaledonya halkı, devletlerini "kanaky" diye isimlendirmeye devam etmektedirler.<br /><br />Buradan kendime nasıl bir bağlantı kuracağım derseniz? Kısa bir süre sonra yaşamımın geri kalanını geçireceğim ülke, kendi devletlerine "kanky", kendilerinede "kanak" diyen Yeni Kaledonya'ya 3 saatlik uçak yolculuğu mesafesinde :)Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-48510636439224103752008-01-27T01:15:00.000+02:002008-01-27T14:28:03.375+02:00Güneş Gazetesi hacklenmişUyku tutmadı. Gazete okuyayım dedim. Biraz evvel gazetelere sırayla bakarken fark ettim. <a href="http://www.turkmedya.com.tr/">Türkmedya</a>'nın sahip olduğu <a href="http://www.gunes.com/">Güneş Gazetesi </a>hacklenmiş. :) Bu gurup bünyesinde Akşam ve Tercüman Gazeteleri de var.<br /><br /><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/gunesgazetesihack.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 424px; CURSOR: hand; HEIGHT: 287px; TEXT-ALIGN: center" height="254" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/gunesgazetesihack.jpg" border="0" /></a>(<em>resimlerin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz</em>)<br /><div></div><br /><div><strong>ek düzenleme</strong>: Bugün yani 27 Ocak öğlen, yine gazetelere bakarken fark ettim. Başka bir hacker bu sefer ilk hackleyenden sayfayı hacklemiş herhalde :p sayfa şöyle olmuş:</div><br /><div></div><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/gunesgazetesihack2.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/gunesgazetesihack2.jpg" border="0" /></a>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-13289245567965894522008-01-26T18:15:00.000+02:002008-01-29T02:27:33.670+02:00Coco Loco ve Eko Pub buluşması<div align="left">Eski iş arkadaşlarımla bir buluşma daha yaptık Alsancak'ta. Yine benim sayemde ben ve İhsan geç kalmayı başardık. :D O kadar da erken çıkmıştım İhsan'la buluşmak için ama onuda dondurmayı başardım Hatay Renkli durağında. Otobüs beklerken yine deja-vu yaşadık; "A-aa ben bu bekleme sahnesini bir yerden hatırlıyorum" diye. Neyseki geçen sefer olduğu gibi çok fazla beklemeden hemen otobüse bindik. </div><div align="center"></div><p align="center"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsanotobus1.jpg" border="0" /></p><p align="left">İhsan'ın her buluşmayı belgeleyici fotoğraf makinası otobüste çalışmaya başlıyor.<br /><br />Tabi Seviç'in önünde ağaç ediyoruz herkesi. Neyse otobüs faslı bitiyor. Özlem'le buluşuyoruz. Daha sonra Ahmet ve Aziz katılıyor bize. Özlem'in kursa gitmesi lazımmış, kurstan sonra bize katılacak. Ayrılıyor bizden. Bizde yemek mekanımız Coco Loco'ya geçiyoruz; Kıbrıs Şehitleri Caddesinde.</p><p align="center"><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ahmetazizcocoloco1.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ahmetazizcocoloco1.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanahmetazizcocoloco2.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanahmetazizcocoloco2.jpg" border="0" /></a></p><p align="left">Ahmet ve Aziz'in siparişler gelmeden önceki hazırlıkları. Birbirlerine nazikçe yardım ediyorlar, baksanıza :) Diğer karede ise hepimiz ayrı bir telden çalmışız. Değişik bir fotoğraf olmuş.<br /></p><p align="center"><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsancocoloco3.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsancocoloco3.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaancocoloco.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaancocoloco.jpg" border="0" /></a></p>Ben ve İhsan. Diğer karede ise ben, yemek sorası yine tatlı bir gülümsemeyle poz vermişim :p<br /><br /><p><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsanahmetazizcocoloco.jpg" border="0" /></p><p>Coco Loco finalini böyle yapalım. Makinayla zaman ayarlamalı otomatik çekim yapıyoruz. İçlerinde en çok beğendiğim bu oldu. Güzel bir kare :)</p><p align="center"><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaanmidyecialsancak.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaanmidyecialsancak.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaanekopub.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaanekopub.jpg" border="0" /></a></p>Coco Loco çıkışı Özlem'le buluşuyoruz tekrar. Midye canavarı olduğunu midyeciyle yaptığı pazarlıktan anlıyoruz. Ben bu arada, diğer midyecinin tablası başına geçip İzmir midyeleriyle Alsancak'ta hatıra fotoğrafı çektiriyorum. Pazarlık vs. derken yürüyoruz Kordon'da; mekan kararlaştırıp Gündoğdu Meydanındaki Eko Pub'a gidiyoruz.<br /><br /><p align="center"><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaanekopub.jpg"></a></p><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanzlemahmetazizekopub.jpg" border="0" /> <p align="center">Özlem ve midyeden gözleri :)</p><p align="left">Siparişler geliyor, midyeler açılıp yenmeye başlanıyor. Muhabbet koyulaşıyor. Derken vakit su gibi akıp geçiyor.</p><p align="center"><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsanzlemekopub2.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsanzlemekopub2.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsanzlemekopub1.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsanzlemekopub1.jpg" border="0" /></a><br />Sohbet esnasında aldığımız iki kare daha. Biri sakin bir hareketli :)<br /><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ihsanzlemotobus.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ihsanzlemotobus.jpg" border="0" /></a><br /></p><p align="center">Ve artık evlere gidiyoruz. İhsan ve Özlem'den otobüste bir poz.</p><p align="center"><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaansaatkulesiotobus.jpg"><img style="WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaansaatkulesiotobus.jpg" border="0" /></a></p><p align="center">Buda benim otobüsteki pozum. Şehirden ayrılmadan önceki güzel mekan pozlarından bitanesi bu olacak galiba. Yan tarafta pencereden gözüken Konak Meydanı ve ışıklandırılmış Saat Kulesi.<br /></p>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-35564646489869362282008-01-25T19:00:00.000+02:002008-01-26T17:09:45.106+02:00George vs. George*Son zamanlarda üye olup vakit geçirdiğim bir internet sitesi var. (<em>site ismini yazmıyorum, aman deyim polemik olmasın</em>) Fotoğraf bölümü ve forum bölümünden oluşuyor. Fotoğraflar güzel ama malesef forum bölümü tam bir rezalet. Önderliğini bir kaç ırkçı, diktatörlük hayranı insanın yaptığı bu sitede kimler var, kimler yok? saymakla bitmez. Bu gaz verenlerin peşinden koşan, onların gazıyla forum başlıkları açan, ülke içi ve dışından bir dolu cahil-i cühela, kendini bilmez, milliyetçi görünümlü ırkçılara laf etseniz, hemen pattadanak susturuluyorsunuz. Olayın ilginç yanı, temel birleşim noktası AB, ABD, Yahudi karşıtı olmanız. Sitede kendine solcu diyen, en mülayim Müslüman gözüken, ülküm-mülküm diyene bir bakıyorsunuz aynı noktada birleşmişler ve açtıkları başlıklar altında dünya gerçeklerinden uzak, kendi ütopik projelerinin tartışmalarını yapıyorlar. Tabi bu sırada mide bulandırıcı ırkçı fikirlerinide ortaya kusuveriyorlar. Arkadaşların çoğuda yurtdışında yaşayanlardan oluşuyor. Ah, birde "Türkiye'nin en fazla kayıtlı üyesi bizde var" diye de övünüyorlar. Ama bir defa kayıt olup tek mesaj yazmış ve bir daha da siteye uğramamış 2 yıl önceki aktif olmayan bir hesabıda bu sayıya katıyorlar. Birde üye olduktan sonra çıkmak istiyorum, silin gibi bir alternatif yok :p İleri zekalılığın son noktalarındalar anlaşılacağı üzre. Neyse, şimdi buradan nereye geçeceğim. Irkçılık dedim aklıma güzel bir anım geldi.<br /><br />Yıl 1996. Almanya Heidelberg'deyim. George isimli iki tane arkadaşım var. Biri, tipik Türkiye'de yetişmiş milliyetçi-muhafazakar bir Türk gencinin kopyası, Yunan genci. Diğeri ise Güney Kıbrıs'ta yetimiş. Buna rağmen Türklerle diyaloğa girmekten çekinmemiş bir Kıbrıslı Rum. İlk başlarda onlarda birbirlerini tanımıyorlardı. Arasıra üçümüz dışarda takılır gezerdik. Bazen dikkat ederdim. Kendi aralarında Yunanca, bazı şeyleri hararetli tartışırlardı; kısa süreli de olsa. Yunanistan'dan gelen George, aldığı eğitim, yaşadığı bölge (<em>varoş değil, aksine zengin denebilir</em>) ve iletişimde bulunduğu sosyal çevre itibarıyla, Türkiye'den gelen insanlara karşı hasmane tavırlar içerisinde olabiliyordu. Standart önyargıları vardı. Tıpkı bazı ülkemiz insanlarının, Yunanistan'daki insanlara karşı önyargılarında olduğu gibi, onun da aklında tek bir Türk tipi ve klasik kalıplaşmış davranışı vardı. Kıbrıs'tan gelen George'da ise daha önce Kıbrıs'taki Türklerle irtibat içinde olmasından dolayı (<em>hatta annesinin Rum polisinde çalıştığını söylemişti</em>), farklı bir yaklaşım mevcuttu. Bazen konuşmalar arasında George, kendini bilmeden en uç noktalara geliyordu. Bunu Kıbrıslı George ve ben fark ediyorduk ama verdiğimiz tepkiler asla onun gibi sert söylemler ve politik mesajlarla olmuyordu. Birgün Kıbrıslı George'la beraber oturup konuşurken şunu öğrendim. Ara sıra kendi aralarında yaptıkları tartışmalar hep bu sert söylem ve mesajlar yüzünden oluyormuş. George, aşırı söylem ve imalarda bulunan arkadaşını hep uyarıyormuş. Banada bu söylemlere karşı düşmanca karşılık vermediğim için teşekkür etti. Konuştuk ve karar verdik. Sertliğe ve ırkçı yaklaşımlara aynı karşılığı vermek çözüm olmaz. Aynı ölçüde verilen karşılık daha büyük ölçüde başka bir tepki ile geri dönüyor. O halde ne yapmamız gerekirdi? Tabikide Yunanistan'dan gelen George'un ırkçı ve hasmane mesaj içeren konuşma bölümlerini, günlük yaşam içerisinde duymamazlıktan gelip, onun fikirlerini izole edecektik, ilgilenmeyerek.<br /><br />Eğer üç kişiyseniz ve bir kişi size karşı hasmane tavırlar içerisindeyse, sizde bu kişiye aynı şekilde hasmane davranırsanız, şiddete pirim vermiş olursunuz. Üçüncü kişi yanlız kalır yada taraf seçmek durumunda kalır. İster-istemez, onuda şiddete yönlendirmiş olursunuz. Fakat, hasmane tavır gösteren kişiyi kale almaz ve ona karşı şiddet yerine diğer üçüncü kişiyle iyi ilişkiler kurarsanız, bu hasmane tavrı olan kişiyi yanlız bırakırsınız.<br /><br />Bu yalnızlık ve karşılık bulamamazlık, Yunanistan'dan gelen George'un bir süre sonra konuşmalarının arasına serpiştirdiği söylemlerden vazgeçmesine sebep oldu. Sonraları, sorduğu sorular ile Türkiye ve insanlar hakkında benden bilgi edinmeye başladı. Bu da önyargılarını sorgulamaya başlamasının bir işaretiydi.<br /><br />Sonra ne mi oldu? Sonra ben Heidelberg'den ayrıldım. Yunanistan'dan gelen George Amerikaya gidip müzik okumak istiyordu. Umarım okumuştur. Kıbrıstan gelen gelen George ise İngiltere'ye gidecekti. Belki dünyanın bir yerinde bir gün karşılaşırız tekrar. Yiati ohi? vre malaka!! yiati ohi?** :)<br /><br />*George George'a karşı<br />** Neden olmasın? lan!! neden olmasın?Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-91012833564326351672008-01-25T02:58:00.000+02:002008-01-30T19:58:05.063+02:00bir kaç çocukluk sanrısı<a href="http://bp3.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R5nPj-9dN3I/AAAAAAAAAI0/vwjrjp63sKQ/s1600-h/agac.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5159383065232750450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R5nPj-9dN3I/AAAAAAAAAI0/vwjrjp63sKQ/s320/agac.jpg" border="0" /></a> Hatırladığım ilk sanrım, uzaklık-yakınlık kavramlarını henüz daha anlamadığım zamanlara denk gelir.. Herhalde o zamanlar 4 yada 5 yaşında olmam lazım. Anne ve babamın beni teyzeme bırakıp Almanya'ya döndüğü yıllar. Evin penceresinden bir dağ gözüküyordu. Bu dağın tam tepesinde, gövdesi önce sağa eğrilmiş sonrada düzelmiş, ufak bir ağaç vardı. Etrafındada başka bir ağaç da yoktu. Dağın başında yanlız bir ağaç. Dalları çok fazla değildi. 5-6 tane dalı vardı ama ağaç yeşildi. Benzer şekilde bir ağacı Almanya'daki evimizin penceresinden baktığımda da görürdüm hep. Tabi o dağın başında değildi. Düz bir ovadaydı. Ama oda uzakta ve yanlız, aynı şekle yakın, ufak bir ağaçtı. Ufukta gördüğüm bu iki ağacı hep birbirinin aynısı olarak düşünürdüm. Göremediğim, dağın diğer tarafı Almanya olurdu. Almanya'da ise ovadaki o ağacın arka tarafı Türkiye. :) Çok basit gelirdi. Yürüyerek çık dağa, ordan aşşağısı zaten Almanya. Sonra, sonra aklım başıma gelip uzaklık-yakınlık kavramlarını öğrendiğimde, sıklıkla bu ağacın görüntüsü gözümün önüne gelir, gülerdim kendime.<br /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5159388360927426450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R5nUYO9dN5I/AAAAAAAAAJE/odDMKCPGn-8/s320/1lira.jpg" border="0" />Diğer bir çocukluk sanrım ise Allah kavramıyla ilgili. Göremediğimiz şeyleri, çocukluk aklıyla, duyduğumuz veya gördüğümüz şeylerle eşleştirmek. Ben demir para ve kağıt paralarda gördüğüm Atatürk resimlerini hep Allah sanmışımdır :) Uzun yıllar, Allah kelimesini duyduğumda, gözümün önüne bir demir bozuk para ve üzerindeki Atatürk resmi geldi hep. "Allah" kelimesi için beyinde oluşan imge, "bozuk para üzerindeki Atatürk resmi" ben ne yapabilirim ki o yaşta? :)))<br /><br /><div>İlkokul birinci sınıf olması lazımdı. Daha istiklal marşını tam söyleyemiyorum. Trt açılıp-kapanırken askerler " 'sas d'ruş" sonrası söylüyorlar. Bende oradan kaptığım kadarıyla söylüyorum. Ama yıllarca ben "haaaakatapa milletimin istiklaaaal" dedim durdum. Hakatapa nedir?, diyede düşündüm hep. Sonra okumayı söktüğüm zaman gerçeğin "hakka tapan" olduğunu öğrendiğimde epey bir sevinmiştim.<br /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5159387768221939586" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 213px; CURSOR: hand; HEIGHT: 286px; TEXT-ALIGN: center" height="286" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R5nT1u9dN4I/AAAAAAAAAI8/COrOv_aXjAg/s320/ataturk-siluet.jpg" width="240" border="0" />Bu sefer ilkokul ikinci sınıf zamanı. İzmir'de Halil Rifat Paşa son duraktan kalkan belediye otobüsüne binip Konak'a iniyoruz. Yol kıvrıla kıvrıla evlerin arasından geçerek varyantın olduğu yere çıkıyor. Tam varyanta çıkmadan biraz önce Kız Lisesi hizasından geçer bu yol. Benim dikkatimi hep, Kız Lisesinin arkasında bulunan yeni Sarıkamış İlkokulunun giriş kapısının üzerinde asılı olan, bir tabela çekerdi. Sarı tabela üzerinde siyah renkle çizilmiş Atatürk'ün yüz silüeti ve kocaman "izindeyiz..." yazısı vardı. Okul, yol seviyesinin biraz altında kalırdı. Önündeki bahçesi ve çatısı rahatlıkla yoldan gözükürdü. Belediye otobüsünün buradan her geçişinde ben cama yapışır aşşağıdaki bu okula bakar "ne izindeyizi len?" diye kızardım. Bu okul neyin iznini yapar? Her geçişimde okul önündeki alanı boş görür "beni bu izin yapan okula neden yazdırmadılar ki" diye düşünürdüm. Geçtiğim zamanlarda zaten hep hafta sonları olur okul bomboş gözükürdü. Galiba bu "iz" ve "izin" kelimelerini karıştırmama sebep olan şey, küçüklüğümde "Almanya'dan izine gelmek" vs. cümleleri sıklıkla duymuş olmamdı. </div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-23047857974417548162008-01-22T18:28:00.000+02:002008-01-22T23:04:35.659+02:00ayar alma, ayar vermeHer ne kadar yurt dışında doğmuş olsam ve yabancılarla kontak kurmuş olsamda, çocukluk yıllarımda baskın kültürün etkisi altında kalarak, bir takım bilinçaltı reflekslerine sahip olduğumu anladım üniversitede.Baskın kültürün, Türkiye'de 80 darbesinden sonra toplum içinde etki alanı iyice genişlemişti. Bir "ilkokul talebesi" olarak etkilenmemekte mümkün değildi elbet. 90'ların başında üniversiteye başlamış bir genç olarak, bu bilinçaltına yerleşmiş reflekslerle duvara toslamak, dumur olmak tabiki kaçınılmaz oluyordu.<br /><br />Evet, üniversite dedik. Devam edelim. Yıl 1993. Yer Dtcf. Daha bir ay kadar olmuş başlayalı. Tanışma faslı vs. Dedim ya diğer yazımda da, okulun "çömeziyiz" daha. Bir kız arkadaş var sınıfta. Mızgin adı. Mızgin ne ola? Pekde cesaret edip soramıyor kimse. Bazılarıda zaten muhabbet etmek istemiyorlar. Yine bir gün sınıf içinde 3-5 kişiyiz. Mızgin'de orda. Biri çıkıp soruyor arkadaşlardan. "Mızgin ne demek ?" diye kendisine. "Mızgin, Kürtçe Müjde anlamına gelir" diyor. Biz 3-5 kişinin, herhalde kıza yüklenişimizi tahmin edebilirsiniz. "Vay Kürtçe ha!! Yasak yaw Kürtçe! Hem Müslüman ismi değil ki o isim!!" Açık yüreklilikle cevaplar veriyor Mızgin. Savunuyor kendini. "Eh Kürtçe yasak bir dil, ozaman sana Mızgin yerine Müjde desek?" diye bir söz çıkıyor ağzımdan (<em>düşününce şimdi,</em> <em>ohannes diyorum 19 yaş faşistliğime</em>). Bana, "senin adın Kaan", yanımdaki kızada, "senin ki de Meral, öyle değil mi?" diye soruyor. "Evet !" diyoruz ikimizde. Sana "Hakan" sanada "Banu" desem? kabul edermisiniz diye kontra geliyor Mızgin'den. Yani çok güzel bir ayar yiyoruz. Verecek cevap yok elbette. Mızgin, o verdiği cevapla, 19 yaşındaki bana, "olamaz" denilen ve tabulaştırılan bazı şeyleri düşünmem için bir yol açıyor. Baskın kültürün tabularından bir tanesinin, "duvara tosladığı gün" olarak hafızama kazınıyor bu ayar.<br /><br />Bu ayardan tam 10 yıl sonra, sene 2003. Yer Eskişehir. Çok kısa süreli, ayak üstü muhabbetle tanıştığım bir arkadaş oluyor. Zaten o muhabbetten sonrada bir daha karşılaşmıyoruz hiç. Müzik üzerine konuşuyoruz ve aynı fikirleri paylaştığımız için ayaktaki sohbetimiz uzuyor biraz. İsimlerimizi soruyor ve söylüyoruz birbirimize. Adım "Danyal" diyor. Yanımızdaki başka bir arkadaş ismi duymuş olacak ki büyük bir densizlikle, "haha ne tuhaf isim, lan öyle isim mi olur?, denyo diyelim bari sana" diyor. Danyal kızarıyor bozarıyor. Ses çıkaramıyor. Çekingen ve sakin bir yapısı var belli. Benim gözümün onüne bir anda on yıl önceki "Mızgin" geliyor. Toparlıyorum kendimi. Arkadaşa, on yıl önce benim yediğim ayara benzer, bir ayar veriyorum. Sesi kesiliyor. Densiz arkadaş başka bir mekana doğru gidiyor. Biz, belki 15 dakika sürecek muhabbetimize 45 dakika devam ediyoruz, Danyal'la. Ama fark ediyorum ki bir daha hiç görmeyeceğim bir insan dahi olsa, onun arkasında durmam, onu savunabilmem mutlu ediyor onu. Özel hayatından bahsetmeye başlıyor. Aslen Malatyalı olduğunu ama İstanbul'da yaşadığını. Süryani olarak bu gibi garip olaylarla sık sık karşılaştığını anlatıveriyor. Konuşmamız sonunda da davranışımdan dolayı teşekkür ediyor ve ayrılıyor mekandan. İşin ilginç yanı ufak bir olay da olsa, bende mutlu oluyorum ayrılırken oradan. Bu mutluluk, bir insanı savunabilmiş olmanın vicdani rahatlığından kaynaklanıyor olsa gerekdi.Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-57045367038041361452008-01-21T19:19:00.000+02:002008-01-22T20:33:36.859+02:00pişmanlık yazım (bölüm iki)Evet, pişmanlıklara devam ediyorum. Aşağıdaki yazımda da belirttiğim gibi, yıl 90'ların başı. Terörün bugünden daha fazla can aldığı, yıllar. O yılların siyasi havasının, 19-20 yaşındaki bir gence verdiği gaz ile dolaşıyorum ortalıkta :). Dershane sonrası üniversiteyi kazanmış Ankara'nın yolunu tutmuşum.<br /><div></div><div></div><div></div><div>Yer Ankara Üniversitesi, meşhur fakülte Dtcf. Sene 1993. Daha 1996, 23 Mart Dtcf işgaline 3 yıl var. Eğitim yılı başlamış, henüz çömez mertebesinde olduğumuzdan yeni yeni arkadaşları ve ortamı tanımaya çalışıyoruz. Siyasi ortam bize "İran korkusu" pompalıyor o sıralar. Tıpkı bu günkü "laiklik elden gitti, kaleler yıkıldı" vs. sözler gibi "devrim olacak, İran olacağız" sözleri dolaşıyor ortalıkta. Türban yasağı 1984 gibi çıkmıştı yanılmıyorsam. 1989'da bazı üniversiteler uygulamaya başlamıştı ama Dtcf o zamanlar uygulamıyordu. Türbanlı öğrencilerle beraber derslere girip çıkıyorduk. Kafamızdaki çelişkiler bu noktada başlıyordu. "Hem bir tehlike var (daha doğrusu olmayan, pompalanan tehlike) o zaman "bunların" burada ne işi var?" gibisinden sorular geçiyordu aklımızdan. Hele birde İzmir gibi bir yerden gelen bir insan için, görülmedik bir başkaldırıydı bu örtülülerin yaptıkları. Toyluk burda başlıyor işte. Zaten laiklik bu değilmiydi? Din ve vicdan hürriyeti. Benim yanımda okursa sanki laiklik elden gidecek :) Eğitimi engellemiyor bi' şey yapmıyor. Ama işte bize pompalanan siyasi safsatalara kanmışız. Sorgulamıyoruz bile. Bu arada 27 Mart 1994 büyükşehir belediye başkanlığı seçimleri vardı önümüzde. Siyasi partilerdeyse seçime hazırlık, hızla devam ediyordu. Refah partisinin önlenemeyen yükselişi 1991 genel seçimlerinde zaten tescillenmişti. </div><div></div><div></div><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5158004217903090562" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R5TpggYUi4I/AAAAAAAAAIs/B06C0N80Umg/s320/dtcf.jpg" border="0" /><br /><div></div><div>Yılbaşı sonrası olması lazım. Seçime yakın bir tarihti hatırladığım kadarıyla. Dtcf nin eski, büyük anfi tarzı dersliklerinden birinde, diğer bölümlerle aldığımız ortak bir dersin başında bir olay yaşandı. Dersi anlatacak prof. içeri girdi. Bakındı, bakındı ama derse başlamadı. 5 dk. sonra içeride oturan bir kaç örtülü öğrenciyi dışarı çıkmaları için uyardı. Oysaki ne dersi engelleyen bir harekette bulunmuşlardı nede prof.'un yada bizlerin hakkında herhengi bir söylemde. Sonunda 5-6 örtülü öğrenci ve onları destekleyen bir kaç kişi daha salondan çıktılar. Tabi onlar çıktıktan sonra içerde prof.'un yaptığı olay için bir alkış koptu. Tebrikler..tebrikler. Neyi tebrik ettik, neyi alkışladık? Evet, sürü psikolojisine kapılıp alkışlamıştım. Geriye dönüp baktığımda bu noktada da ayıplarım kendimi. Her ne kadar dünya görüşlerimiz farklı olsa dahi bu insanlarla, onlarla beraber keşke çıksaydım, terk etseydim o dersliği diye şimdi düşünüyorum. O yıllarda ne kadar toymuşuz. Bu uygulamanın bu kadar büyüyerek bir sorun yumağı haline geleceğini, faşizan bir hal alacağını bilseydik keşke. Haksız yere sınıftan atılmalarına rağmen, onlarla beraber o prof.'a karşı duramadığım için hepsinden özür diliyorum.</div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-27340131702927551792008-01-20T16:13:00.000+02:002008-01-22T20:37:04.713+02:00pişmanlık yazım (bölüm bir)Şu günlerde, geriye dönüp eskileri hatırlama moda oldu. Aslında iyi de oldu. Belki facebook'un da bunda etkisi olmuştur. İlkokul arkadaşlarınız, çocukluk arkadaşlarınız ,bir bakıyorsunuz karşınıza çıkıyor. Geçen gün oturdum, düşünürken aklıma İzmir'de dersaneye gittiğim yıllar geldi. Üniversite sınavına hazırlık için 2 dönem gitmiştim bende dersaneye. Ege Sistem vardı o zamanlar. 91 ve 92 yılları...Konak'ta ve Alsancak cumhuriyet meydanındaki binalarını bilirim. Alsancak'taki binasındayken bir tarih öğretmeni hatırlıyorum. Adı aklıma gelmiyor ama zannedersem soyadı "Topçu" olması lazımdı. Birde aklımda, 1980'de üniversiteden uzaklaştırılmış 1402'lik profesörler arasında yer aldığı kalmış. Tarihi çok güzel bir şekilde anlatıyordu.<br /><p align="center"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5157591334106991474" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R5Nx_gYUi3I/AAAAAAAAAIk/btqYjCLm3hQ/s320/kerbela.jpg" border="0" /> <em>(photo: ap)</em></p><p align="left">Asıl burada anlatmak istediğim, içime oturan bir olay var. Hatırladığım kadarıyla, 1. dönemin yarısında bir arkadaş gelmişti doğudan, Kars'tan. (<em>Adını yine hatırlayamıyorum, isim hafızam çok kötü</em>) Pek fazla düzgün Türkçesi yoktu. Sınıfın en arkasında otururdu hep. Onunla iletişime geçme isteğinde olan çokta insan yoktu. Sonra, sonra aradan bir kaç hafta geçti, çokta olmasa sınıf içinde iletişime geçtiği bir kaç kişi oldu. Konuşması Azeri lehçesi olduğundan, çoğu kişi onun tarzını kaba olarak algılıyordu. Bir gün sınıf içinde, tenefüste, konuşmasında Kerbela'dan söz etmişti. (<em>tesadüf ki dün Kerbela şehitlerini anma günü vardı İstanbul Halkalı Aşura meydanında</em>). Dedim ya sene 91-92.. O zamanlar ortalığa salık verilmiş bir "şeriat düzeni ve İran" korkusu, daha doğrusu paranoyası var..Vay sen misin Kerbela'dan bahseden.? Gençliğin vermiş olduğu toyluk ve heyecanla, bu anma görüntülerini İran ile bağdaştırıp; "İran'cı" olmakla, "şeriat istemekle", ne bileyim "öyle anma mı olur?, bu ibadet mi şimdi?" gibisinden eleştiriler vs. vs. ile arkadaşı yermek..O günleri hatırlayınca biraz sıkılıyorum. Günlük siyasi gelişmelerle oluşan, geçici rüzgarlara kapılmak yani sürü psikolojisiyle hareket etmek bu olsa gerek. Bu arkadaşı bu denli sıkıştıran soruların karşısında, onunla beraber duramadığım için şimdi kendimi ayıplıyorum. Bilmesede, kendisinden özür diliyorum, ona karşı yönelen sözlerde tepkisiz kaldığım için. Dini inancı, meshebi, ırkı, ideolojik düşüncesi vs. vs. farklılıkları insanların susturulması ve ezilmesi için bahane olmamalıdır. (<em>bir başka pişmanlığıda yarın yazacağım</em>)</p>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-22293214349008670192008-01-20T07:00:00.000+02:002008-01-20T05:02:59.205+02:00Hrant Dink anıldı...<a href="http://bp1.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R5K32QYUi2I/AAAAAAAAAIc/SqkFSXK_CK8/s1600-h/hrant.bmp"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5157386666030435170" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R5K32QYUi2I/AAAAAAAAAIc/SqkFSXK_CK8/s320/hrant.bmp" border="0" /></a> (<em>photo: ntv</em>)<br /><br /><div align="justify">Uzlaşma kültürünün yani orta yolu bulma ve birlikte yaşama isteğinin az olduğu bir dönemden geçiyoruz. Terör, diaspora, yönetimdeki hükümet, AB, ABD vs. vs. bahanaleriyle, toplumda her türlü manipulasyonun açıkça yapıldığı bir paranoyak zaman diliminin içerisindeyiz. Terör mü var?, ver allah gazı "kürtten alışveriş yapma"; hükümetten mi şikayetçisin?, ver alla verebildiğin kadar yüklen "laiklik elden gidiyor, Atatürk ayaklar altında"; AB/ABD karşıtlığı zaten bu zıt iki ucun ortak düşmanı...ver milliyetçi-maneviyatçı / kemalist-ulusalcı gazı...Bu ortam içerisinde Hrant Dink birinci ölüm yıl dönümünde anıldı. Zaten içinde bulunduğumuz bu paranoyak ortam onun katlini hazırlamıştı. Ama katliam ders vermemişki ölümünden sonra bile benzer olaylar yaşandı ülkemde. Cinayet üzerine yada soruşturma üzerine çok şey yazılabilir. Ama bence bugün en önemli olan şey şuydu. Ölümünün üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, bazı ideolojik saplantıları olanların, anma gününde dahi medyaya çıkıp, "şehitleri" ve "Atatürk'ü" Hrant için toplanan kalabalıkların karşısına bahane olarak sürmeleri, bu insanların ne denli büyük saplantı içinde olduklarını gösteriyor. "Siz insan mısınız?" diye sormak geçiyor içimden. Bu provokatör yaklaşımları yüzünden, insan olduklarından şüphe ediyorum. Şehit cenazelerinde, daha dün çıkıp yürüdü insanlar, akın akın sokaklardaydılar. Benim gözümde, şu sessiz-sakin kalınacak günde dahi çıkıp, haysiyetsiz bir şekilde medyalarında bu "aşşağılık" kıyaslamayı yapanların, 1 kuruş değerleri yok. Atatürk yada vatan şehitlerini sevmeyenlerden daha tehlikelisiniz. Çünkü siz o değerleri "sinsice" kullanan ve sömürenlersiniz. Rahat uyu Hrant.</div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-9353747097007770472008-01-19T01:40:00.000+02:002008-01-19T02:00:58.056+02:00Youtube yine yasak !!<a href="http://bp2.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R5E9gwYUi0I/AAAAAAAAAIM/n_eiSS4F1Qw/s1600-h/youtube+turkey.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156970681267948354" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/R5E9gwYUi0I/AAAAAAAAAIM/n_eiSS4F1Qw/s320/youtube+turkey.jpg" border="0" /></a><br /><div></div><br /><div>18 Ocak itibariyle youtube.com'a erişim mahkemece engellendi. Youtube sayfasında şu yazıyla karşılaşıyoruz. "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. T.C. Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesi 17/01/2008 Tarih ve 2008/55 nolu kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir." ve ingilizcesi "Access to this web site has been suspended in accordance with decision no: 2008/55 of T.R. Ankara 12th Criminal Court of Peace. Yorum yapmak istesek, sayfalarca şey yazabiliriz bu konu üzerine ama boşa. Çünkü dinleyen olmayacağı belli. Adalet mekanizmamız henüz internet çağının ne demek olduğunu anlamış değil. Bir değil, iki değil yargı karar verirken aynı dik kafalılığı yapıyor. Çözümün, siteye Türkiye'den ulaşımı engellemek olmadığını kavradığı an merak ediyorum, dünya Mars'a falan mı taşınmış olacak acaba? Neyse, siz yinede DNS'leri değiştirin: </div><br /><div></div><br /><div>208.67.222.222 </div><div>208.67.220.220</div><br /><div></div><br /><div>Ah, birde şu konuya da değinmeden geçemeyeceğim. Birde ingilizce açıklama koymuşlar siteye ki tam eğlencelik. Sansür'ün savunmasını yapıyor sağolsun adalet sistemimiz. Duyuruyor dünyaya. :)</div><br /><div></div><div>Cin fikir geldi aklıma.. Yarın forwardlanması için bir e-posta oluşturacağım. Ey vatansever Türk milleti. Google, Msn, Yahoo vs. arama motorlarını mahkemeye verelim. Gençlerimiz bu sayfalara girerek arama yapıyorlar. Bu sayfalar, arama sonuçlarında linkler vererek, gençlerimize zehirli fikirleri enjekte ediyor. Mahkemece erişimleri engellensin. Hatta ülkemizde internet bağlantısı yasaklansın ve hatta bilgisayar satışları durdurulsun, elektrik denen zındık şeyi evlerimizde kullanmayalım. Barajları yıkalım. :p</div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-39676857084989208262008-01-14T02:57:00.000+02:002008-01-14T04:07:30.666+02:00SanitaGüzelyalı Sanita'daydık bugün. İhsan, Özlem ve ben. Diğer arkadaşlar malesef aramızda değillerdi. Bol bol kulaklarını çınlattık.. :) Ah, bi' de tabiki evden çıkmadan önce güzel bir telefon aldım Ankara'dan, konsolosluktan, vizeme dair. Eh... onun heyecanı ve telefon trafiği yüzünden biraz ağaç ettim İhsan'cığımı D&amp;R önünde. (sanki başka bekletecek yer yoktu?, bendekide akıl yani.. desene Teknosa vs. başka bir yer diye) Pardon..tabikide Özlem'de bekledi bu sayede, bi' pardon da ona. Hava güzeldi. Öğlen vakti kışa göre sıcak bir havada kısa bir yürüyüş yaptık, Sanita civarlarında. Kafelerin olduğu yerlerde çevre düzenlemeleri başlamış. Biraz araç gürültüsü vardı, açık havada çay içmekten vaz geçip, klasik mekan Sanita'ya oturalım dedik.<br /><div><div><div><div><br /></div><div align="center"><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsanmanah.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsanmanah.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsan.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsan.jpg" border="0" /></a></div><div><br /></div><div align="center"></div><div align="left">Tabi bu hoş sohbeti, İhsan'ın paparazzi makinasıyla, her zaman olduğu gibi belgeledik. İlk fotoğrafta ne mi oluyor? Or'da zannedersem bir "<a href="http://www.youtube.com/watch?v=7wMHcpMmV9g">manah manah</a>" durumu var :) Neyseki ikinci karede ikimizde normale geri dönmüşüz :p</div><div align="center"><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanozlem.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanozlem.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ihsanozlem.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/ihsanozlem.jpg" border="0" /></a></div><div><br /></div><div align="left"></div><div align="left">Özlem'cim facebook'a gel, söz senin burnunun üzerindeki sineği dilinle yakalarkenki fotoğrafını koyup, tag'lemicem :) Bak buraya koymadım. Aaa ama ben senden bişe isticem. Şöyle güzel sesinle kaydettiğin bir şarkıyı bana yolla, siteme koyayımda biraz hit alayım..di'mi ama? Eklemeden geçemicem. 2. resim gayet güzel çıkmış yaw. Hem elim tirememiş galiba. Hani bilmiyorum, ben çektim diye söylemiyorum :) Ama kendi adıma, çekip, beğendiğim fotoğraflardan biri oldu bu.<br /></div><div align="left"><br /></div><p align="center"><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaansanita.jpg"><img style="WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaansanita.jpg" border="0" /></a><br />ben ve olmayan göbeğim :)</p><div>Alttaki resim ise bence "günün resmi". Neden olduğunu, facebook'taki resim altına yazdığım yorumdan, noktasına, virgülüne ellemeden aktarıyorum :) </div><p align="center"><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsanozlem.jpg"><img style="WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanihsanozlem.jpg" border="0" /></a></p><div>"Bu masada 25 hede, 65 küsür tanede hödü var..arka camdaki Sanita yazısından tut, masadaki hesap zımbırtısına kadar, ben ve Özlem'in suratı da dahil olmak üzre her şey flu çıkmış..ama sol tarafta duran gözlüklü arkadaş gayet net gözüküyor..allah allah, masadaki karizma bu olsa gerek ;))) "</div></div></div></div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-21200247433479472102008-01-08T00:44:00.000+02:002008-01-08T03:41:59.555+02:00Pizza ve KingEfendim, yine bir arkadaşlar arasında buluşma gecesindeyiz. Öncelikle, buluşmaya geç kaldık İhsan'la beraber ama suç bizde değil İzmir trafiğindeydi. Bi'de otobüs bekledik yarım saat. Oldu işte pardom :p. Neyse, Kıbrıs Şehitlerin'de Pizza Pizza'da öncelikle bir karın doyurma seansı düşündük. Bizi beklerken Sinan donmuş, tuvalete gitmiş ısınmaya :) Yemek öncesi şöyle bir göbekli hazırlık pozu verdim bu arada.<br /><br /><div align="center"><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaanbka.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaanbka.jpg" border="0" /></a><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanaziz.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanaziz.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanahmet.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanahmet.jpg" border="0" /></a><br />Önce sohbet hoş-beş, ne gitti? ne geldi? Tabi bu arada karınlar iyice acıkıyor. Sonra pizza geldikten sonraki halimizi görebiliyorsunuz. Pizzayı yemicez sanki dövücez yahu! bakışlara bak!..çabuk çek olm girişicez dilimlere..<br /><br /><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaanbka2.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/rsmlrm/kaanbka2.jpg" border="0" /></a>eh..yami yami bitti..tabi karında tok, sırıtarak güzel poz verir Kaan.<br /><br /><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaansinanazizahmet.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaansinanazizahmet.jpg" border="0" /></a> </div><div align="center">sonraaaaa...bu yemeğin üzerine çay içilir mi? -eveeeet!</div><div align="center">eh çay içerkende King oynanır mı? - eveeeet!<br />King kim ben kim? Buldunuz tabi acemiyi .p<br /><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanazizsinan.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanazizsinan.jpg" border="0" /></a></div><div align="center"><br />eve gitme vakti, geç oldu ama gece pozları çok güzel çıkıyor bu kamerayla..çekilmek lazım:)<br /><br /></div><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanazizihsan.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanazizihsan.jpg" border="0" /> <p align="center"></a></p>mutlu ve karnımız doymuş bir şekilde eve döndük..foto roman anlatımda kamerasını kullandığımız İhsan arkadaşıma destekleri için teşekkür ediyorum..<div align="center">...fun...fun...fun...fun...fun...fun...fun...</div><div align="center"></div><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/saka.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/saka.jpg" border="0" /></a><em>(click image to enlarge) ahmet-ihsan-kaan</em>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-4186099949984993262007-12-26T00:11:00.000+02:002008-02-04T01:39:15.522+02:00Media MarktKonu hakkında yazı yazmakta epey bir geciktim..hani tv'lerin ana haber bültenlerine konu olan o yığılma ve izdihamları yaşatan Alman Metro Grup yan şirketi Media Markt vardı ya. Bu izdihamı görüp şiddetle kınayanlar olmuştu hani. "Alış-veriş çılgınlığı had safaya ulaştı" falan, "nedir bu savurganlık", "bunların hepsi kapitalizm uşağı" vs. diyerek bi' dolu kişi, yığılmayı yapan insanları eleştirmişti. Eh yıllar yılı herşeyi yurt dışındaki Almancıdan, Fransızcıdan, Belçikacıdan yani bilimum gurbetçiden sipariş vererek elde eden vatandaşlar, kapalı ekonominin ve devletçiliğin yıkılmasıyla dünya ile yeni yeni tanıştı. Merhaba! burası tüketim dünyası ve liberal ekonomilerin kapitalizmi :).. Çin olmasa, acaba (ürettikleri mal 3 kuruşluk olsa bile) mp3 denen o cihazları kaça alırdı bu ülkenin vatandaşı? Kaç yıllar sonra ellerine değerdi o elektronik aletler. Yada birden patlayan o scooter motorsikletlerin hayallerini kim bilir kaç yıl kurarlardı? Ne çabuk unuttuk İzmir Fuarı günlerini. Salya sümük akıta akıta, ağızlar açıla açıla gezilen ülke pavyonlarında, teknolojiye dokunan elleri hatırlatırım. Scotty!, evladım, karşı çıkanları 1980'e geri ışınla. Kaportası teneke olan, modeli eskimiş, kuş serisi araba ve kartuşlu oto-teyplere mahkum et onları.<br /><br /><a href="http://www.mediamarkt.com.tr/">Media Markt</a>'ın Mersin mağazası açılışındaki raydo reklamları gayet güzel. :)<br /><br /><object width="200" height="95"><param name="movie" value="http://www.mybloop.com/pm/e/FJ6x86/3/0/0"></param><embed src="http://www.mybloop.com/pm/e/FJ6x86/3/0/0" type="application/x-shockwave-flash" width="200" height="95"></embed></object><br />Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-24383920157787652352007-12-25T00:54:00.000+02:002007-12-25T01:05:19.338+02:00ptt mordoğan<a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/pttmordogan.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/pttmordogan.jpg" border="0" /></a><br /><div>Yazın fatura yatırmak için içeri girdiğimde görmüştüm Mordoğan ptt'sinde. Düşün - teklif et ve yakınma kutusu :D yani fikir,öneri ve şikayet kutusunun değişik versiyonu...altında duran soldaki form üzerinde öneri formu, sağdakinde ise yakınma formu yazıyordu.. :p</div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-45198834877624213022007-12-25T00:19:00.000+02:002007-12-25T00:25:43.189+02:00yazlıktaki kediCep telefonu resimlerini karıştırdım dedim ya..yazlıktaki sevimli kedi ve tayfasının da resimleri ve videosu çıktı..ufak bi' slide show yaptım hemen...kim bilir yaza bir daha gelir belkide :)))<br /><br /><embed width="448" height="361" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" src="http://i21.photobucket.com/player.swf?file=http://vid21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/videolar/kedicikvearkadalar.flv"></embed>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-39355341533690424892007-12-24T23:48:00.000+02:002008-01-08T03:42:24.505+02:00iftar buluşması sonrasıBen Ankara'ya gitmeden önce bir buluşma daha yapmıştım eski okul arkadaşlarımla. Telefonla fotoğraf çekip belgeleme hastalığı ciddi ciddi had safalarda, banada bulaştı. Resimleri karıştırırken buldum telefonda. Sevgili arkadaşlarım Timuçin (namı değer Timu), Özay ( ozzy yada yazö oluyor arasıra :)) ) vede Derya ( Tosun, soyadına uyumlu arkadaşım, yanlış anlama olmasın Tosun, sağlıklı manasında kullandım :D )<br /><br /><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/timucinveozay.jpg" border="0" /><br /><div align="center">timu ve özay</div><br /><br /><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/arkadaslar/kaanvederya.jpg" border="0" /> <p align="center">derya ve ben<br /></p><div align="center"></div><br /><div align="left">"Alemin kokoreççisi" yolu üzerinde, şöförler lokali karşısındaki kahvedeyiz. Bugün olmayan, o güzel ılık İzmir akşamında çaylarımızı yudumladık.</div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-6639068414773276192007-12-24T23:39:00.000+02:002007-12-24T23:47:37.025+02:00iki bayram arasıEn son iftar buluşmasından sonra sayfama bi'şeyler yazabildim. Tamı tamına 2 buçuk aydır blog sayfamı ihmal etmişim :). Eh, iki bayram arası blog sayfasına yazı yazma namına bi'şey yapamadık, pardon. Ama iki bayram arası yapılmaz denilen şeyi yaptık :D Efendim bu konu için ayrı projelerim var. Onun için hazırlık yapıyorum. Yine bu sayfadan duyururum bilahare..Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-40435330819353192332007-10-09T01:34:00.000+03:002008-01-08T03:36:29.707+02:00iftar buluşmasıEski iş yerimden arkadaşlarımla buluştum. Güzel bir iftar buluşması oldu. Yemekler yendikten sonra Kordon'a yürüdük. Ve tabiki yemek üzerine çay, yanında muhabbet :) Eh okadar buluşmuşuz. O anlarıda kaydetmek gerekiyor. İşte fotoğraflar. <div><div><div><div><div><div><div><div><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/ahmet.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/ahmet.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/ihsanahmet.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/ihsanahmet.jpg" border="0" /></a><br />Ahmet "oh demiş"....... İhsan ve Ahmet kafa kafaya<br /><br /><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/azizserkan1.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/azizserkan1.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/azizserkan2.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/azizserkan2.jpg" border="0" /></a><br />İki poz Aziz ve Serkan'dan<br /><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/kaanaziz1.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/kaanaziz1.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/kaanaziz2.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/kaanaziz2.jpg" border="0" /></a><br />İki poz ben ve Aziz'den<br /><br /><br /><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/serkanihsan.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/serkanihsan.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/ihsana.jpg"><img style="WIDTH: 200px; CURSOR: hand" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/ihsana.jpg" border="0" /></a><br />Serkan ve İhsan gülücük atıyor... İhsan değişik bir açı ve poz denemiş :)<br /><br /></div><div><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/d-ve-r/ihsankpr.jpg" border="0" /></div></div></div></div></div></div></div></div><br />İhsan bunu bonus olarak koyuyorum :) Ekstra puanı ilginç açı ve pozdan kazandı :pKaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-18214757041783820972007-09-26T21:00:00.000+03:002007-09-26T22:57:08.869+03:00Sultanahmet ŞenlikleriBilindiği üzre Eminönü Belediyesi, Sultanahmet Meydanı'nda her yıl Ramazan Şenlikleri düzenliyor. Kulübelerden bir panayır yeri hazırlanıyor ve Ramazan ayı boyunca bu panayır devam ediyor. Kimisi memnun kimisi karşı bu eğlenceye. Menun olanların ve karşı olanların bir kısmı biraz daha geliştirilmesi yönünde eleştiri koyuyorlar belediyeye. (karşı olanların bu kısmına, şekil ve görüntü yönünde getirdikleri eleştirilere hak veriyorum) Yani etrafın hemen temizlenmesi, esnafın daha temiz ve düzgün çalışması vede panayırın kanumlanması hakkında çeşitli fikirleri var. Bu konu elbetteki önemlidir. Belediyenin denetimi daha sıkı yapması gelecekte bu geleneğin devam etmesi için çok önemlidir. Bir diğer karşı olan kesim ise bu eğlencenin burada olmasına karşılar. Bu yüzden herhangi bir çözüm önerisi vs. sunma ihtiyaçlarıda yok kendilerinin. Yani kökten karşılar. İstediğiniz kadar etrafı, esnafı ve alanı düzenleyin onların gözüne girmeniz imkansız. Karşı çıkışlarının sebebi tarihi dokuya verilen zarar. Ama bu zarar nedir ne değildir açıklamazlar, hakkında getirdikleri çözümleride kendileri kadar sığ, "yapılmasın !". Bu kolaycılığı ve yasakçılığı bırakmak gerek artık. <div><br />TV8'de Sunay Akın'ın sunduğu Mahya Işıkları programı Sultanahmet'ten canlı yayınlanıyor iftar vakti. Dün yada bir önceki gün konuşmalarda, belediyenin gelen fikir ve eleştiriler doğrultusunda çevre temizliği ve panayır alanının genişletilerek ferah bir ortam yaratılması konusunu dikkate aldığını görüyoruz. </div><div><br />Bizde Osmanlı'da yapılan Ramazan panayırları ve eğlenceleri cumhuriyet tarihi ile unutuldu. Bizim unuttuğumuz bu panayırların benzerleri Hristiyanlarca Noel öncesi her zaman yapılmakta. Aslında birazda bu kulübe ve stand konseptini geliştirmemiz için bu noel panayırlarına bakmamız gerek ki oradaki satış klübeleri çok daha kullanışlı ve işlevsel. Ve yığılmanın tek bir merkeze olmaması için diğer belediyelerde kendi sınırları içerisindeki alanlara bu standlardan kuruyorlar. Güvenliğin sağlanması içinse, akşam üzeri başlayan panayır en geç saat on buçukta sonlanıyor. Böyle yapıcı öneriler getirmek yerine herşeye kökten karşı durup "istemezükçülük" yapan zihniyetler umarım yurtdışına çıktıklarında aşşağıdaki örneklere lütfeder bakarlar.</div><div><br /></div><div></div><div><a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/Weihnachtsmarkt2006bonn.jpg"><img style="WIDTH: 293px; CURSOR: hand" height="190" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/Weihnachtsmarkt2006bonn.jpg" border="0" /></a> <a href="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/StuttgartWeihnachtsmarkt.jpg"><img style="WIDTH: 295px; CURSOR: hand; HEIGHT: 191px" height="188" alt="" src="http://i21.photobucket.com/albums/b277/khulu74/StuttgartWeihnachtsmarkt.jpg" border="0" /></a></div><div></div><div>Bu arada <a href="http://www.weihnachtsmarkt-deutschland.de/">Almanya'da "weihnachtsmarkt"</a> olarak adlandırılan bu panayırlar, şimdilerde alınan izinlerle ve belediyelerin gönüllü uygulamalarıyla Müslümanlar için Ramadan-markt adıyla da kurulmakta.</div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-3788432563642930172007-09-23T01:26:00.000+03:002007-09-23T01:55:08.087+03:00ah şu 90lılarAkşam bir ana haber kuşağında denk geldim. Sokak röpörtajlarında, yakaladıkları 90 doğumlu gençlere Kenan Paşa'yı soruyor acar muhabirler. Tabi bizim gençler kem küm. Hani bir yarışma programında da sorulmuştuda genç ve güzel hanım kızımız bilememişti. Sonra "yuh yaw buda bilinmez mi?" diyerek topa tutulmuştu. Kimi güreşçimi, bakanmi, başbakanmı olduğunu karıştırarak yanıtlar verdi, ikilemde kaldılar geçler bu röpörtajda da. Aslında tanımamakla çokta bir şey kaybetmiş değiller.Vede suçlarıda yok bu konuda onların. Kanımca, yeni neslin bu "darbeciyi" tanımakdan çok "darbelerin" kötü olduklarını bilemleri en yararlı şeydir. Varsın tanımasınlar Paşa'yı. Bizler tanıdıkta ne oldu? O acar muhabir tanıdı da ne oldu? O darbeciyi hala (27 yıl sonra bile) televizyonda soru olarak sorabiliyor ve magazinde de olsa gündeme taşıyabiliyor bu toplum. Ama o muhabir, o gençlere vah vah yapanlar; acaba iş darbecinin mahkemesine gelince "siz ne yaptınız?" diye soran gençleri neden göstermiyorlar ?Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-68160182932754051202007-09-22T00:18:00.000+03:002007-09-22T02:49:54.765+03:00Deezer<a href="http://www.deezer.com/">Deezer.com</a> güzel bir müzik sitesi. Kendi şarkı listenizi oluşturup sayfanızda yayınlamada büyük kolaylıklar sağlamışlar. Ayrıca liste yapmadan da sevdiğiniz şarkıları çok kolay bir şekilde tek olarak sayfanıza ekleyebiliyorsunuz. Özelliklede blog yazıcıları için basit, anlaşılabilir kod ekleme üniteleri var. Hiç zorlanmadan istediğiniz müziği artık sitenize taşıyabilirsiniz. Siteye mp3 yüklemeside yapılabiliyor. Ayrıca site aramasında görünmeyen bir şarkı veya gurup varsa ekleme yapabiliyorsunuz. İstek üniteside konmuş. Ufak, sayfa gösterim hataları dışında şu an gayet güzel çalışıyor diyebilirim. Birde ara sıra sayfaya eklediğiniz mono-playerlarda çalma hatası olabiliyor. (aslına bu büyük bir sorun). Fakat Play-list eklentisi sorunsuz çalışıyor. Tüm bu özellikleri kullanabilmek için siteye kaydolmak yeterli.<br /><br />Şu günlerde sıklıkla dinliyorum:<br /><em>David Vendetta - Break 4 Love</em><br /><div style="WIDTH: 180px; HEIGHT: 45px"><embed src="http://www.deezer.com/embedded/blogplayer_3.swf?path=" color1="CCCCCC&amp;color2=" color3="0066FF" width="180" height="29" type="application/x-shockwave-flash"></embed><a style="BORDER-RIGHT: medium none; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: medium none; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; BORDER-LEFT: medium none; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: medium none" href="http://www.deezer.com/"><img title="free music" style="BORDER-RIGHT: medium none; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: medium none; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; BORDER-LEFT: medium none; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: medium none" alt="free music" src="http://www.deezer.com/embedded/footer.jpg" border="0" /></a></div><br /><br /><em></em><em></em><br />Candan Erçetin'den dinlediğimiz şarkıyı<br /><em>Emmanuel Santarromana - Metropolitain </em>diye söylemiş<br /><div style="WIDTH: 180px; HEIGHT: 45px"><embed src="http://www.deezer.com/embedded/blogplayer_3.swf?path=" color1="000000&amp;color2=" color3="0066FF" width="180" height="29" type="application/x-shockwave-flash"></embed><a style="BORDER-RIGHT: medium none; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: medium none; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; BORDER-LEFT: medium none; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: medium none" href="http://www.deezer.com/"><img title="free music" style="BORDER-RIGHT: medium none; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: medium none; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; BORDER-LEFT: medium none; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: medium none" alt="free music" src="http://www.deezer.com/embedded/footer.jpg" border="0" /></a></div><br /><br />Sonra Deezer'ın arama hedesine takılıp daha daha gerilere gitmeniz mümkün:) Tam on yıl geriye gidiyorum. Almanya Heidelberg'deki yurt günlerim aklıma geliyor. Sonra yurt partileri, cuma ve cumartesi akşamları Afrikalı arkadaşlarla<br /><em>Fugees'in Fu-Gee-La</em>'sında coşmamız :)<br /><div style="WIDTH: 180px; HEIGHT: 45px"><embed src="http://www.deezer.com/embedded/blogplayer_3.swf?path=" color1="000000&amp;color2=" color3="0066FF" width="180" height="29" type="application/x-shockwave-flash"></embed><a style="BORDER-RIGHT: medium none; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: medium none; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; BORDER-LEFT: medium none; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: medium none" href="http://www.deezer.com/"><img title="free music" style="BORDER-RIGHT: medium none; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: medium none; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; BORDER-LEFT: medium none; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: medium none" alt="free music" src="http://www.deezer.com/embedded/footer.jpg" border="0" /></a></div><br /><br />Sonra bir bakıyorum bir on yıl daha geri gitmişim. Yıl 1987. Ortaokul zamanı. Bu yılı çok seviyorum. Bir dolu ünlü şarkı ve grup çıkmıştı ama ilk önce aklıma gelen; "bune yaw" dedikleri yeni akımın habercisi<br /><em>M/A/R/R/S - Pump Up the Volume</em><br /><div style="WIDTH: 180px; HEIGHT: 45px"><embed src="http://www.deezer.com/embedded/blogplayer_3.swf?path=" color1="000000&amp;color2=" color3="0066FF" width="180" height="29" type="application/x-shockwave-flash"></embed><a style="BORDER-RIGHT: medium none; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: medium none; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; BORDER-LEFT: medium none; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: medium none" href="http://www.deezer.com/"><img title="free music" style="BORDER-RIGHT: medium none; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: medium none; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 0px; BORDER-LEFT: medium none; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: medium none" alt="free music" src="http://www.deezer.com/embedded/footer.jpg" border="0" /></a></div><br /><br />Eğerki yukardaki monoplayerlar çalışmıyorsa şarkıları aşşağıdaki play-list eklentisinden dinleyebilirsiniz.<br /><br /><div style="width:180px;height:236px;"><object width="180" height="220"><param name="movie" value="http://www.deezer.com/embedded/widget.swf?path=1296544&lang=en&autoplay=0&id=554477"></param><embed src="http://www.deezer.com/embedded/widget.swf?path=1296544&lang=en&autoplay=0&id=554477" type="application/x-shockwave-flash" width="180" height="220"></embed></object><a href="http://www.deezer.com" style="border:none;margin:0;padding:0;"><img src="http://www.deezer.com/embedded/footer.jpg" alt="free music" title="free music" border="0" style="border:none;margin:0;padding:0;" /></a></div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-13513350.post-73119107243083748362007-09-20T21:14:00.000+03:002007-09-20T21:57:12.520+03:00kep ve postal arası demokrasi<a href="http://bp0.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/RvK5Du02yKI/AAAAAAAAAH0/Yo4mX5LwLPc/s1600-h/kep.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112352000779405474" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/RvK5Du02yKI/AAAAAAAAAH0/Yo4mX5LwLPc/s320/kep.jpg" border="0" /></a> <div><div>Son günlerde anayasa tartışmalarıyla ortaya çıkan bir gerçek var. Cuntanın ürünü olan 82 anyasasının bir sürü savunucusu varmış meğerse. Her fırsatta asker anayasasıyla olmaz diyen bir güruh şimdi yeni bir anayasa söz konusu olduğunda karşı çıkmaya başladılar. O gelir, bu gelir ham yapar :) Eh, bu kadar kafa patlatıp okumuş (acaba okumuşmudur artık şüpheye düşüyorum?) proflarımızın bir bildikleri vardır diyoruz karşı çıkışlarında. Ama gazeteciler iki soru soruldumu, o kocaman profesör zırvalamaya başlıyor. Demokrasinin "d" sinden bi' haber, dünyadan bi' haber, hemde üniversitedeler. Aslında bu tartışma "türbanın" alevlendirdiği bir tartışma. Kendine kemalist, laik diyen profesörlerle sınırlı değil elbet bu demokrasi düşmanlığı vede sadece bu konuyla da sınırlı değil elbette. Rejimin sol tarafına asılıp giden bu kemalist ve laikçiler; sağ tarafına asılıp giden türk-islam sentezcisi milliyetçilerden farklımı? Hayır. Hepsi bir zihniyetteler. Bir taraf türbana takmış, yasağın devamını savunuyor elinden geldiğince. Diğer taraf ülke içinde farklı bir ses çıkartanı "vatan haini" ilan etmekle uğraşıyor. Tipik bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaş profili; 82 anayasasının çizdiği sınırlar içerisinde yaşayabilen, o sınırlar dışına çıkmayı hayal bile edemeyen insanlar.</div><div> </div><div>Örneğin bugün Mhp'den bir açıklama geldi, din derslerinin seçmeli olması konusunda. "Asla kabul edilemez" diye nitelemişler. Komediye bakarmısınız. Bu arkadaşlar hangi yüzle Bulgaristandaki, Yunanistandaki veya Almanyadaki Türkleri savunabilecek? Bu tip politika üreten bir parti dünya gerçekleriyle hiç bir zaman uyuşmaz; anca ülkesinde peşine taktığı saf vatandaşları kullanır. Bir de diğer taraftan bir açıklama geldi. Bu açıklamada yök başkanı Teziç "türbanın" üniversiteye giremeyeceğini savundu. Hatta anayasanın dahi bu meclis tarafından yapılamayacağını zırvaladı. Türban üniversiteye girerse kin ve düşmanlık olurmuş. Allah allah Teziç o makam odasından galiba hiç dışarı çıkmıyor belli. Yada düşünce mantığı biraz arızalı bu beyfendinin. Şimdiki yasak durumu acaba bir ayrımcılık yada düşmanlık, toplumu bölme durumu yaratmıyor mu?</div><div> </div><div>Görülüyor ki, 82 anayasası iliklerine işlemiş kişiler, herkes için özgürlüğü savunamayacak kadar bu düzeni içselleştirip kabul etmişler. Bu 27 yıllık anayasa bir tarafta bir kemelizm mitine, diğer tarafta ise kuvvetli bir türk-islam sentezine kaynak oldu. Tam bu noktada da kep ve postal arasına sıkışmış siyasilerin, bürokratların fikir üretebilme, evrensel değerlere katkı verebilme gibi bir sorunlarının olmadığını rahatlıkla görüyoruz.</div><div> </div><div> </div><div><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112353065931294914" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Mr6Soj--LMo/RvK6Bu02yMI/AAAAAAAAAIE/GTrlDyrvbyI/s320/postal.jpg" border="0" /></div></div>Kaanhttp://www.blogger.com/profile/00845735892298146234noreply@blogger.com